9/2/2008 · Kategori: Guncel
YAŞAMAK FIRSATTIR YARARLANMAYI BİL
YAŞAMAK GÜZELLİKTİR KIYMETİNİ BİL
YAŞAMAK MUTLULUKTUR TATMAYI BİL
YAŞAMAK RÜYADIR GERÇEKLEŞTİRMEYİ BİL
YAŞAMAK MEYDAN OKUMAKTIR KARŞI ÇIKMAYI BİL
YAŞAMAK GÖREVDİR TAMAMLAMAYI BİL
YAŞAMAK OYUNDUR OYNAMAYI BİL
YAŞAMAK SERVETTİR KORUMAYI BİL
YAŞAMAK AŞKTIR-SEVGİDİR KEYFİNİ ÇIKARMAYI BİL
YAŞAMAK BİLMECEDİR ÇÖZMEYİ BİL
YAŞAMAK VERİLMİŞ BİR SÖZDÜR TUTMAYI BİL
YAŞAMAK HÜZÜNDÜR AŞMAYI BİL
YAŞAMAK ŞARKIDIR SÖYLEMEYİ BİL
YAŞAMAK MÜCADELEDİR KABULLENMEYİ BİL
YAŞAMAK TRAJEDİDİR GÖĞÜSLENMEYİ BİL
YAŞAMAK MACERADIR GÖZE ALMAYI BİL
YAŞAMAK ŞANSTIR YAKALAMYI BİL
YAŞAMAK ÇOK KIYMETLİDİR MAHVETMEMEYİ BİL
YAŞAMAK YAŞAMAKTIR UĞRUNA SAVAŞMAYI BİL
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
10/5/2007 · Kategori: Guncel
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış.
Bir gün Tanrı'ya sormuş;
"Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler.
Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"
"Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın."
"Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"
"Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek.
Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek."
"Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"
"Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek."
"Dünyada kötüler olduğunu da duydum.
Beni onlardan kim koruyacak?"
"Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak."
"Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm."
"Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek."
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.
Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;
"Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?"
"Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, ANNE diye çağıracaksın."
Tüm annelerin "Anneler Günü" kutlu olsun…
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
30/4/2007 · Kategori: Guncel
ATATÜRK'TEN SON MEKTUP
Siz beni hala anlamadınız!!!
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş; ''Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u'' diyorsunuz,
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz...
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!!!
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
Siz bana, neler yaptınız onlardan haber verin,
Hakkından gelebildiniz mi hakkından yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!!!
Bana buluşlar getirin bir daha,
Uygar uluslara eşiy yeni buluşlardan,
Kuru söz değil iş istiyorum sizden, anladınız mı?
Uzaya TÜRK adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü SAdece Söz Değil!!!
Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hala oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
Uyanın artık diyorum, uyanın. Uyanın!
Uluslar fethine çıkıyor uzak diyarların....
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!!!
Beni seviyorsanız ve eğer anlıyorsanız,
Labaratuarlarda sabahlayın, kafelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar.
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!!!
Demokrasi getirmiştim size, özgürlüğü...
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş...
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken,
Hani köylerde ışık, hani bolluk, iş, kaygısız gülen...
Mustafa Kemal'i Anlamak Bu Değil,
Mustafa Kemal Ülküsü Sadece Söz Değil!!!
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,
Bu canım vatan sizden iş ister, emek ister, birlik beraberlik ister!!!
Paydos övünmeye, paydos bölünmeye, yeter bölücülere...
Ruhunuzda dirilsin artık Kuvvayi Milliye......
HALİM YAĞCIOĞLU
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
13/3/2007 · Kategori: Guncel
ŞAMAR OĞLANI
Şamar Oğlanının İngilizcesi "Whipping boy" dur. Avrupa’da devrin âdetlerine göre her prens, her saray mensubu, her zâdegan çocuğu, mektebe bir yaşıtı ile gidiyordu. Bu yaşıt öğrenci halktandı.
"Asîl" çocuk bir hata işlediği zaman, sopayı veya şamarı onun nâmına, halk çocuğu yiyordu.
İşte şamar oğlanı kavramı bu adetten ortaya çıkmıştır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
13/3/2007 · Kategori: Guncel
BEKLENTİSİZ SEVMEYİ DENEDİNİZ Mİ?
Hiç beklentisiz sevdiniz mi?
Yani ‘’bugün telefon etmedi’’ demeden, ‘’şu an nerede acaba?’’diye kendi kendinizi yemeden, ‘’yaş günümü hatırlayacak mı acaba?’’ diye bir beklenti içine girmeden…
Sevdiniz mi hiç?
Onun size ait bir mal olmadığını kabul edip, onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi? Yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan, ‘’bitecekse biter, bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi’’ diye düşünüp… Onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç?
Hiç beklemeden çalan bir kapıda, onu karşınızda görmek ne güzeldir bilir misiniz?
Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden…….. ve beklemeden gelen bir ‘’seni seviyorum’’ mesajının tadına varabildiniz mi hiç?
Siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı bütün bunlar?
Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç? ‘’bu gün beni hatırlamadı’’ yerine, ‘’ hiç beklemiyordum senin geleceğini’’ diyebilmek ne güzeldir oysa….
Onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek ne güzeldir… Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin ve sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç?
Yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile kendi kendinizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize, hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu hiç?
Beklentisiz sevin………
Ben beklentisiz seviyorum……….
‘’niye aranmadım?’’ diye düşünüp kendi kendinizi yiyeceğinize, hiç beklenmedik bir ‘’seni özledim’’ mesajı ile aşkı yakalayın……….
Beklentisiz sevin………
Ben beklentisiz seviyorum……….
O sizin sevgiliniz olduğu için değil. Ona tapulu malınız gibi, çantanız, arabanız gibi davranma hakkınız olduğunu düşünmeden; onu sevdiğiniz, onun da sizi sevdiği için sevin…………
Sevgiye karışan ‘’beklenti’’denen illeti hemen silin aşkın ak sayfalarından……… Göreceksiniz ki o zaman aşk başka bir güzel…….. Göreceksiniz ki o zaman sevgili daha bir romantik…….. Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış şarap gibi, beklenti zehrine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını………
Ben, beklentisiz seviyorum…
Onun nerede olduğunu merak etmiyorum……. ‘’ beni bugün neden aramadı?’’ diye geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda…….. Geleceğe dair hayallerim de yok zaten……..
Ben, sevgiyi yaşıyorum…
Onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli, o kadar kıymetli ki……. Gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları……. Birbirimizi olağan davranış ve yaşam şeklimizle kabul edebiliyorsak devam ediyoruz sevmeye, güvenmeye…..
Beklentisiz seviyoruz………
Sevdiğimiz için seviyoruz………
Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz………. Anlık seviyoruz. Birbirimizi kabul edişimiz görünmez gelecek kurallarımızın temelini atıyor fark ettirmeden…
Deneyin…….. Beklentisiz sevmeyi deneyin bir gün……… Beklentilerinizle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız………..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
