19/4/2007 · Kategori: SAGLIK
Mehmet Öz'le Belinizi İnceltin
Zayıflamada 'bel ölçüsü'nün temel hedef olması gerektiğini söyleyen ünlü cerrah Prof. Dr. Mehmet Öz oldukça iddialı: Benim diyetim beli iki haftada 5 santim inceltiyor.
Satış rekorları kıran 'Siz: Kullanım Kılavuzunuz' serisinin bel inceltme yöntemlerini anlatan son kitabı 'SİZ Diyettesiniz' de ABD'de en çok satanlar listesinde zirveye oturdu. Kitabın yazarı dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz; yeni kitabıyla ve sağlıklı diyetle ilgili soruları yanıtladı:
* Siz bir kalp cerrahı olarak neden bir diyet kitabı yazdınız?
> Diyetteyseniz, bu kitapla beslenme yazılımını kullanırken arzu ettiğiniz diğer kilo verme programlarıyla birleştirebileceksiniz. Çünkü bu kitap, yiyeceklerin ve egzersizin vücutlarını nasıl etkilediğini okurlarımızın anlamasını sağlayacak; ne tür beslenme sistemi izlerseniz izleyin, bu değişmez. Bu sistemi, 'SİZ Beslenme' ve 'SİZ Egzersiz' programları sunacağız. İki haftalık bu yenileme programını izlemek, okurlarımızın bel ölçülerini daha en başında 5 santim inceltmelerini sağlayacak. 'SİZ Diyettesiniz' adlı kitabım, okurlarımıza vücutlarını daha önce hiç düşünmedikleri şekilde anlamaları için bilgi sunacak. Vücudunuzun nasıl çalıştığını ve ne ölçüde olmak istediğini anladığınızda, hayatın beslenme gerekleriyle başa çıkmak konusunda da daha başarılı olacaksınız.
* Öz diyetinin prensipleri neler?
> Diyetimin temeli bel ölçüsüyle başlıyor. Birçoğumuz kilolara kafamızı takarız ama aslında önemli olan bel ölçüsüdür. Çünkü, bel ölçünüz genel sağlığınız açısından en iyi ve tek göstergedir. Bel ölçüsü kontrolü programınızın işe yaraması için, ne kadar çok yediğinizi veya yemediğinizi asla düşünmeyeceğiniz pratik bir plana ihtiyacınız var.
SİHİRLİ KAHVALTI BOMBASI
* Diyet formüllerini uygulamak çalışanlar için zor mu?
> Yeme sisteminizi otomatikleştirirseniz kolay. İşte sizler için ailemle birlikte her sabah yediğimiz kahvaltının tarifi; 5 dakikada hazırlanabilen tipik bir tarif ki ben buna 'sihirli kahvaltı bombası' adını veriyorum:
* 2 kişilik, kişi başına 136 kalori
* 1 kaşık (1/3 fincan) soya proteini (Nature's Plus Spiru- Tein gibi)
* 1/2 çorba kaşığı keten tohumu yağı
* 1/n fincan donmuş çay üzümü
* 1 büyük boy muz (veya hangi meyveyi seviyorsanız)
* 1/2 çorba kaşığı elma suyu konsantresi veya bal
* 12 ons (3n0 gram) buzlu su ve eğer isterseniz, vitamin tozları
* Tüm bunların hepsini bir blendere koyun ve istediğiniz kıvama gelinceye kadar karıştırın.
* Nasıl bir egzersiz programı öneriyorsunuz?
> 'SİZ Egzersiz'in bir parçası olan, son derece basit ama bir o kadar da etkili egzersizimi bir deneyin. 'Görünmez sandalye' adını verdiğim bu egzersizi herkes yapabilir. Basit ve çok etkilidir. Bütün bacağı güçlendirir. Sırtınızı bir duvara dayayarak sandalyeye oturur gibi havada oturun (sandalye olmadan!) ve avuçlarınızı dizlerinize dayayın. İşiniz bittiğinde kolayca ayağa kalkabilmek için bu hareketi tutunabileceğiniz bir mobilyanın yanında yapın. Topuklarınızı dizlerinizin tam altında, 90 derecelik açıyla tutun; omuzlarınız arkaya kıvrılmalı, başınız duvara dayanmalı. Bu şekilde olabildiğince uzun süre durun ve her seferinde süreyi 2 dakika artırmaya çalışın. Yüz kaslarınızı gevşetin ve yavaş nefes alıp verin.
ÖĞÜN ÖNCESİNDE YAĞ YİYİN!
* Diyet yaparken, aç kalmadan daha uzun süre tok kalmanın yolu var mı?
> Eğer öğüne başlamadan önce az miktarda doğru türde yağlardan alırsanız, beyninize doyduğunuz sinyalini göndererek hormon sisteminizi kandırabilirsiniz. Öğünden 20 dakika önce bir parça yağ yerseniz, CCK'nin (besin alımını azaltan hormon) başka avantajlarından da yararlanabilirsiniz; CCK aynı zamanda midenizin boşalmasını yavaşlatır ve kendinizi daha uzun süre tok hissettirir. Böylece, bir öğüne oturduğunuzda açlıktan değil, damak zevkinden yersiniz; dolayısıyla daha az yeme olasılığınız artar. Aynı nedenle, yavaş yemeniz de gerekir. Eğer yemeğinizi elektrik süpürgesi tarzında yerseniz, doyma hormonlarınıza yeterince zaman tanımazsınız. Bu arada, jojoba özü tabletleri de CCK uyarımı açısından işe yaramaktadır.
* Neden çoğu diyet başarısızlıkla sonuçlanıyor?
> Çoğu insan doğrusal bir zihin yapısına sahiptir. Şöyle düşünürler; eğer biraz iyiyse, daha fazla daha iyidir. Ama sağlıklı beden, genellikle doğrusal değildir. Günde 100 kalori daha az alırsanız, her ay yarım kilo verirsiniz ve bir etki görmezsiniz. Ama günde 100 kalori daha az alırsanız (daha fazlası daha iyi değil mi?) muhtemelen yoyo diyetine girersiniz ve verdiğiniz kiloları geri alırsınız. Bunun nedeni, açlığın metabolizmayı yavaşlatmasıdır (12 saatten sonra yüzde n0 azalır). Aynı zamanda karbonhidrat metabolizmanız da yavaşlar. Dolayısıyla, sonunda elinize bir şeker çubuğu geçirdiğinizde, aldığınız kalori çabucak yağa dönüşür. Oruç tutulan otuz günlük Ramazan süresince birçok Müslümanın kilo almasının nedeni budur.
* Stres gerçekten şişmanlatır mı?
> Göbek yağı (omentum) özellikle stresle artar ve stres hormon alıcıları vardır; dolayısıyla bel ölçünüz, bedensel stresiniz açısından en iyi göstergedir. Stresle ve bel ölçüsüyle başa çıkmak, büyük ölçüde vücudunuzdaki iltihaplanma seviyeleriyle başa çıkmak demektir. Omega-3 yağ asidi, karaciğerlerimizde iltihaplanmaları önleyen proteinleri (PPAR denir) harekete geçirir ve böylece biyolojimiz obezlikten kaynaklanan iltihaplanmaları gidermede daha etkili olur. Bu, fazla kilolardan kaynaklanan hastalıklardan uzak durmamızı sağlar. Aynı sağlıklı yağlar, açlık hissi uyandıran 'ghrelin' salgılayıcı genleri kapatır. Yapay yağlar tam aksi etki yapar ve 'nfKB'yi (hücresel seviyede iltihaplanmalar için en önemli etken) uyarır ve çok zararlı bir etki yaratır.
Tartılmak yerine belinizi ölçün
Bazı insanlar, televizyon programlarının sadece akşamları yayınlandığı günlerden beri basküle çıkmamıştır. Bu sorun değil. Bizim için kilonuzu bilmeniz önemli değil; ama yine de bu programda ilerlemek istiyorsanız hemen gidin tartılın. İhtiyacınız olan tek şey bir mezura. Göbek deliğinizin hizasından bel çevrenizi ölçün ve bulduğunuz rakamı yazın. İdeal sağlık göstergesi olarak, kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santimdir. Eğer 93 santimi geçerseniz, sağlık riskiniz artar. Erkekler için ideal ölçü ise 88.5 santimdir. 101 santimden yukarısı sağlık riski demektir.
Prof. Öz'den Yeme Hilesi Tablosu
* Yemeyi otomatik hale getirmek için günde bir öğünü değiştirin ve aynı yiyecekleri farklı öğünlerde kullanın.
* Kendinizi sürekli tok hissetmek için gün boyunca yiyin.
* Yiyecek etiketlerini inceleyin. Yüksek früktoz mısır şurubu (HFCS) kullanılmış veya porsiyon başına 5 mg'dan fazla basit şeker, zenginleştirilmiş un veya doymuş yağ içeren yiyeceklerden uzak durun.
* Doyma sinyalinin beyninizden midenize gitmesine izin vermek için öğünden önce biraz sağlıklı yağ yiyin (bir avuç kuruyemiş gibi); böylece öğün sırasında aşırı yemezsiniz. Sabahları öğleden sonraki açlık duygusunu bastırmak için lif yiyin.
* Obezlik etkisine karşı duran iltihaplanma karşıtı yiyecekler yiyin; yeşil çay, Omega-3 yağ asidi (balıkta ve cevizde bulunur), kahve, sebze ve meyve bu konuda idealdir.
* Bel ölçüsü kontrolünde etkili olan iki baharat gösterilmiştir: Kırmızı biber ve tarçın.
* Yemekten önce bir-iki bardak su için. Açlık sinyali olarak algıladıklarınız, aslında susuzluk sinyali olabilir.
* Açlığınızı bastıracak acil durum yiyeceklerini el altında bulundurun; Havuç, elma veya nane şekerleri gibi.
* Açlığınızı 1 ve 7 arasında değerlendirin (1 çok aç, 7 tıka basa tok olarak). Sürekli 3 ve 4 arasında kalmaya çalışın; gün boyunca ortalama miktarlarda yiyin.
* Öğünlerinizde 20 santimlik tabaklar kullanın. Daha küçük yemek tabakları, daha az porsiyonlar demektir.
Oprah'ı zayıflatan diyet
* Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, kalıcı kilo verme kılavuzu hazırladı.
* ABD'de satış rekorları kıran 'SİZ Diyettesiniz' adlı kitabını ve sağlıklı diyetin yollarını adım adım anlattı.
* İki haftada bel ölçüsünü 5 santim incelten bu formüllerle zayıflayan ünlüler arasında dünyanın en güçlü ve en zengin kadınlarından biri olan ünlü talk show'cu Oprah Winfrey de bulunuyor.
* Diyet felaketinden kurtulma metodları.
* Stres etkisinden kurtulup zayıflama.
* İdeal ölçü hesaplamaları.
* Kilo verdirici ilaçlardan yararlanmalı mı?
* Kilo, yaşlanmanın yan etkisi mi?
* Kesinlikle yememeniz gereken yiyecekler.
* Yapmanız gereken kilo verme hileleri.
* Bel ölçüsü koltrolü için 10 saniyelik hile.
* Kısacası sağlıklı ve kalıcı bir zayıflamanın tüm formülleri bu kitapta
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
19/4/2007 · Kategori: SAGLIK
Şok Diyetler
Kiloların kalın ve uzun giysilerle saklandığı kıştan yaza geçtiğimiz bu günlerde şok diyetler yine revaçta. Ancak, zayıflayayım derken sağlığınızdan hatta hayatınızdan olmayın.
<****** type=text/**********>******> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********> ******>
’ŞOK DİYET ÇILGINLIĞI’
Havaların ısınmasıyla başlayan diyet çılgınlığında en popüler olanlar, kısa sürede çok kilo verdiren şok diyetler. Bunların başında ise sadece çiğ sebze, meyve yemeğe ve laksatif kullanmaya yönelik saflaşma; gün içinde üç adet meyve yiyerek sınırsız kahve, çay ve kola tüketmeyi öneren kafein; sadece su içmeye dayalı detoks, günde sadece 1 kilogram meyve yemeğe yönelik Holywood yıldızı; iki gün 400 kalori; sonraki iki gün 2000 kalori alınan yoyo gibi diyetler geliyor.
‘ŞOK DİYETLER METABOLİZMAYI YAVAŞLATIYOR’
yavaşladığı için diyeti bıraktıktan sonra az yese de kilo alıyor ve durum, ‘Ne yesemGünlük 1000 kalorinin altında olan ve metabolizmayı hırpalayan şok diyetlerin, sağlık açısından son derece ciddi sakıncalar doğurabileceğini söyleyen Diyetisyen Seçil Kenar, ‘Zayıflayayım derken sağlığınızdan, hatta hayatınızdan olmayın’ uyarısınd bulunuyor: “Kişi, günlük alması gereken vitamin, mineral, yağ, protein ve karbonhidrat gibi temel besin öğelerini alamıyor ve metabolizmasını yavaşlatıyor. Örneğin, diyete başlamadan önce günde harcadığı enerji 1800 kalori iken, diyet yaptıktan sonra bu hız 1400 veya 1300’lere düşüyor. Metabolizma yarıyor’a dönüyor.”
‘DİYET ÖLÜMLE SONLANABİLİR’
Kenar’a göre, böbrek yetmezliği, kalp hastalıkları ve ileri düzeyde anemi, şok diyetlerin neden olduğu ciddi ve kalıcı hastalıklardan sadece birkaçı. “Safra kesesi bozuklukları, kolesterol, kalp ritminde bozulma, sinir ve sindirim sistemi hastalıkları gelişiyor. Vücutta yaralar oluşuyor, özellikle de ağız ve dilde yaralar çok görülüyor. Hormonal dengesizliklere bağlı adet düzensizlikleri ve adetten kesilme, saç ve tırnaklarda kırılma ve dökülme, B vitamini eksikliğine bağlı kronik yorgunluk şok diyetlerden arta kalan bazı sorunlar. Ama en önemlisi bütün bunların sonunda ölüm riski artıyor ve insanlar bu nedenle hayatlarını kaybediyor.”
‘DEPRESYONA YATKINLIĞI ARTIRIYOR’
Verilen kiloların kolayca alınmasının ve kişinin sürekli diyet yapmasının bir diğer sakıncası da depresyon yatkınlığının artırması: “Son zamanlarda üzerinde çok durulan konulardan biri de sürekli diyetlerin psikolojik etkileri. İnsanlar devamlı diyet yapmaya ve aç kalmaya çalıştıkları için mutsuz oluyorlar ve depresyon yatkınlığı oluşuyor.”
‘KİLO KAŞIKLA VERİLİP KEPÇEYLE ALINIYOR’
“Şok diyetler, kiloyu kaşıkla verdirip kepçeyle aldırıyor, bu diyetlere yönelenler bir haftada beş kilo veriyor ama 10 kilo alıyorlar” diyen Kenar’a göre insanların tartıda ne gördüğü değil, o kiloyu nereden verdiği önemli: “Kilonun, kastan mı yağdan mı gittiğini bilmek lazım. Bunun için mutlaka bir doktor kontrolünde ölçüm yapılarak kilo verilmeli. Metabolizmanın çalışma hızını bozmamak için diyeti bir kez ama tam yapmayı öneriyoruz. Üçüncü önemli nokta da şu ki kilo verme mutlaka egzersiz eşliğinde olmalı.”
‘KİLOYU KORUMAK ÖNEMLİ’
Her insanın metabolizması farklı çalıştığı için alınması gereken günlük kalori, yağ, karbonhidrat ve protein miktarının farklılık gösterdiğini, bu yüzden de diyetin kişiye özel olduğunu vurgulayan Seçil Kenar, “Diyetten zevk alarak yapmanın yollarını bilmek ve uygulamak lazım. Buradaki ince nokta kişinin sevdiği besinlerle sağlıklı ve kalıcı kilo vermesini sağlamak ve verilen kiloyu koruyabilmektir” diyerek, haftada yarım ila 1 kilo arasında vermenin sağlıklı ve kontrollü olduğunun altını çiziyor.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
19/4/2007 · Kategori: SAGLIK
Doğal Maskeler
Doğal maskeler eski çağlardan beri yüz bakımında sürekli kullanılıyor. Bu maskeler cilt üzerinde kısa süreli bir tıkanma sağlar ve bu tıkanma cilt ısısını ve iç kısmındaki nemi kısa sürede arttırır. Maskeler, cildi ölü hücrelerden arındırır, cildinizin bakımını sağlar, kan dolaşımını hızlandırır ve cildinizin yumuşamasını sağlar.
Maske yapısında genellikle kil ve bitki özleri bulunur. Maskeyi oluşturan maddelerin oranı cildin özelliğine göre değişir. O nedenle hazırladığımız maskelerde oranlar önemlidir.
Kuru Ciltler İçin Doğal Maskeler
Kuru Cilt İçin Badem Maskeleri: Yağlı maddeler, meyve şekerleri, bitkisel yağ, fosfor, kükürt ve magnezyum gibi madensel tuzlar, A ve B vitaminleri yönünden zengin olan badem özellikle kuru ciltlerin en büyük dostudur. Badem yağı; cilt bakımı, vücut bakımı, tırnak ve saç bakımında kullanılır.
Dövüp toz haline getirdiğiniz iki çorba kaşığı bademle bir kahve kaşığı taze kaymağı karıştırın. Yüzünüzü güzelce yıkadıktan sonra bu karışımı yüzünüze sürün. 15 dakika kadar bekledikten sonra cildinizi madensuyuyla silin.
Bir yumurtanın beyazını çırpın. Yarım kahve kaşığı bademyağı ilave edip karıştırın. Parmaklarınızla yüzünüze yukarı doğru masaj yaparak sürün.15 dakika sonra cildinizi ılık suyla yıkayın. Cildinizin bir bebek cildi gibi olduğunu göreceksiniz.
Kuru Cilt İçin Ballı Maske: Bir miktar balı parmak uçlarınızla cildinize yukarı doğru masaj yaparak yedirin 15 dakika sonra yüzünüzü önce ılık sonra soğuk su ile yıkayın. Daha sonra cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün
Kuru Cilt İçin Ballı Yumurtalı Maske: Bir yumurtanın sarısı, yarım tatlı kaşığı bal ve bir çorba kaşğı sütü karıştırın. Mayonez kıvamını alınca yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika sonra yüzünüzü önce ılık, sonra soğuk suyla yıkayın.
Kuru Cilt İçin Kil Maskesi: 2 Çorba kaşığı mayayı 2 tatlı kaşığı ılık suda eritin. İçine 1 tatlı kaşığı tozşeker koyun ve karıştırın. Daha sonra 3 çorba kaşığı kaolin (kil) koyun ve koyu bir kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edin. İçine 5-6 damla badem yağı ekleyin. Oda sıcaklığında 15 dakika beklettikten sonra yüzünüze sürün. Sırtüstü yatıp yarım saat bekleyin ve yüzünüzü ılak suyla yıkayıp kurulayın.
Kuru Ciltler İçin Domates Maskesi: 1 tane domatesin kabuklarını soyup iyice ezerek suyunu çıkartın.Çıkan domates suyunun içine 1 kaşık zeytinyağı ve 1 kaşık kil ekleyin. Yüzünüze sürüp 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.
Yağlı Ciltler İçin Doğal Maskeler
Yağlı Cilt İçin Kil Maskesi: 2 Çorba kaşığı mayayı 2 tatlı kaşığı ılık suda eritin. İçine 1 tatlı kaşığı tozşeker koyun ve karıştırın. Daha sonra 3 çorba kaşığı kaolin (kil) koyun ve koyu bir kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edin.Oda sıcaklığında 15 dakika beklettikten sonra yüzünüze sürün. Sırtüstü yatıp yarım saat bekleyin ve yüzünüzü ılak suyla yıkayıp kurulayın.
Yağlı Cilt İçin Kil Maskesi: Plastik bir kabın içine 1 çorba kaşığı kil, yarım haşaınmış patates, 1 çorba kaşığı su koyarak karıştırın ve yüzünüze sürüp kuruyuncaya kadar bekleyin Daha sonra ılık su ile durulayın.
Yağlı Cilt İçin Domates Maskesi: 1 çorba kaşığı taze domates suyu ile 1 çorba kaşığı kili iyice karıştırıp yüzünüze sürün. Kuruyuncaya kadar bekleyip ılık suyla yıkayın.
Yağlı Cilt İçin Patates Maskesi: 1 tane patatesi haşlayıp iyice ezin. Üzerine 1 su bardağı süt 1 yumurtasarısı koyup iyice karıştırın ve bu karışımı ocakta biraz ısıtın. ve ılık ılık yüzünüze sürün ve 20 dakika bekleyin. Daha sonra önce sıcak sonra soğuk suyla yüzünüzü yıkayıp yumuşak bir havluyla kırılayın. (Ayda bir kez uygulayabilirsiniz.)
Doğal Maskeler - Diğer Bakım Maskeleri
Muz Maskesi: 1 tane büyük muzu soyup iyice ezin.2 kaşık yoğurt veya balla karıştırıp yatmadan önce yüzünüze sürün. Kuruyuncaya kadar bekletip ılık suyla yüzünüzü yıkayın.
Cildi Nemlendirmek İçin: 100 gram yağsız keremin içine biraz tarçın yağı, biraz portakal yağı koyup iyice karıştırın. Yatmadan önce yüzünüzü ve boynunuzu limonsuyuyla temizledikten sonra bu kremden sürün.(Nemlendirici olarak hergün kullanabilirsiniz.)
Şeftali Maskesi: Kabuğu ve çekirdeği çıkartılmış 1 şeftaliyi çatalla ezin. 1 yumurtanın beyazı ve 1 tatlı kaşığı limon suyuyla karıştırıp temizlenmiş cilde sürün. 20 dakika bekledikten sonra sulandırılmış süt ile cildinizi yıkayın.
Erik Maskesi: Olgun yani içi sarı hale gelmiş 1-2 adet eriğin çekirdeğini çıkardıktan sonra ikiye bölün ve yüzünüze yumuşak hareketlerle sürün. biraz bekledikten sonra yüzünüzü kuru bir pamukla silin. Daha sonra yüzünüzü papatya suyuyla yoksa normal suyla yıkayıp yumuşak bir havlu ile kurulayın. <****** type=text/**********>******> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********> ******>
<****** type=text/**********>******> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********> ******>
<****** type=text/**********>******> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********> ******>
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
23/3/2007 · Kategori: SAGLIK
SAĞLIĞIN SIRLARI
1-Suyu seviniz. Güne iki bardak su içerek başlayıp, gün boyunca 2- 2,5 litre su tüketmeye çalışınız.
2-Her sebze ve meyveyi mevsiminde en az iki defa tüketiniz. Doğanın tamamını kullanmış sayılırsınız.
3-Çocuklar için sütü, büyükler için de özellikle yoğurdu her gün sofranızdan eksik etmeyiniz. Yaşamın sırlarından biri olan probiyotikleri bünyenize
almış olursunuz.
4-Hasta olmasanız bile, şifalı otları/bitkileri kullanarak vücut direncinizi (immün sistemi) kuvvetli tutunuz.
5-Evinizde kurutulmuş nane, ıhlamur, adaçayı, kekik,kuşburnu, fesleğen, keten tohumu, zencefil, çörekotu, günlük, yeşil çay
ile soğan ve sarımsağı her zaman bulundurunuz. Her gün bunlardan en az birini kullanmaya çalışınız ki bunlar vücudunuzun
koruyucu şövalyeleridir.
6-Sarımsak, soğan, tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen türü yeşillikleri fazla tüketiniz. Bunlar vücudunuzun yakın korumalarıdır.
7-Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten oluşturunuz.
8-Hazır çorbalar yerine kendi yaptığınız çorbaları tercih ediniz. Gıdanın en doğalını elde etmiş olursunuz.
9-Kış için ev yapımı domates salçasını tercih ediniz. Domates tanrının bize armağanı harika bir antioksidandır.
10-Katkı maddeleri içeren gıdaları, mevsim dışı sebze ve meyveleri fazla tüketmeyiniz. Bünyenizi fazla dinamitlememiş olursunuz.
11-Yılda dört kez, on beş gün hiç et tüketilmemesi yararlıdır.
12-Günlük 3-4 adet badem, ceviz ve fındık almanız sizi her daim kuvvetli kılar.
13-Haftada en az 2 kez bakliyat ve balık tüketmeğe çalışınız.
14-Sıcak yemekler için toprak, çelik ve cam kapları tercih ediniz.
15-Kış aylarında tulum peyniri, portakal, limon, greyfurt, mandalina ve kuşburnu tüketimini artırınız.
16-Kışın dışarıda işleriniz yoğun ise; güne pekmez içerek başlayınız.Bu uygulama vücudunuzun antifrizidir.
17-Zihinsel çalışıyorsanız kuru üzüm yiyiniz. Beyniniz enerjisiz kalmasın.
18-Ekmek tercihinizi kepekliden yana kullanınız. Bağırsaklar kepekli tam posalarla tanışsın.
19-Her sabah 20 dakika derin nefes alıp verme çalışması yapılması, her nefes alımlarında 4-5 saniye nefesin içimizde tutulması çok yararlıdır.
Doğru nefes aldığın kadar hafiflersin.
20-Sabahları ofis ve evinizi 5 dakika tam havalandırarak maksimum
düzeyde oksijen, günlük 30 dakika tempolu yürümekle de tüm
organlarınızı kazanırsınız.
21-Gülmeyi hiç ertelemeyiniz. Ruhunuzun en iyi ilaçlarındandır.
22-Gece uyku ortamının karanlık olması, yorgunluk durumlarında ise öğleyin kısa süreli uykular iyidir. Vücudumuzdaki pek çok restorasyon
işlemi gece, kısa süreli uykularda da günlük tamiratlar yapılmaktadır.
23-Fırsat buldukça toprağa çıplak ayakla basınız. Tüm olumsuzluklarınız toprağa geçer.
24-Her gün 5 dakika gözlerinizi kapatıp hiçbir şey düşünmemeyi öğreniniz. Bu sizin yeniden doğumunuz gibidir.
25-Yaşamınız boyunca, vücudunuzu çok kötü üşütmemeye çalışınız.
26-Kahvaltı masanızda balı her daim bulundurunuz. Bin bir çiçeğin özütüdür.
27-Yağ tercihinizi genelde zeytinyağından tarafa kullanınız. Vücudunuz hep bunu bekler.
28-Kahvaltının mutlaka tam yapılması, öğle öğününün orta, akşam öğününün de hafif alınması her daim iyidir.
29-Tuz ve şekeri bünyenize ölçülü alınız. Bunların azı karar fazlası hep zarardır.
30-Margarinleri fazla kullanmamak cildinize, kalbinize ve damarlarınıza verdiğiniz en büyük ödüldür.
31-Günlük bir elma ve bir havucun bünyenizde harikalar yarattığını unutmayınız..
Kaynak:fatih5245 Grup Üyesi Ece Aybars
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »