Türk kahvesi
Bugün dünyanın dört bir yanında kahvenin farklı adları, çeşitleri, kültürleri var. Ancak Türk kahvesi, çekilmesi, pişirilmesi ve sunumuyla hepsinden farklı; uzun ve keyifli bir seremoni.
Türk kahvesi çekilmesi, pişirilmesi, sunumu, hatta falıyla bir seremoni. Birbirinden özel fincanlar ve cezvelerle ekipmanı tamamlanan kahveyi pişirmeden önce 'kahvenizi nasıl içersiniz' diye soruluyor. Kimi sade, kimi orta şekerli... Zaten az şekerli ve şekerli de eklenince seçenekler dördün üzerine çıkmıyor. Türk kahvesi öyle hemen çabucak da pişmiyor. Cezvede karıştırılıp ateşe sürülen kahvenin ilk köpüğü 1.5 dakikada oluşuyor. Kabaran köpük fincana dökülüp bir taşım daha pişiriliyor ve fincana boşaltılıyor. Toplam iki dakika. Pişirilip sunulması kültürden kültüre büyük farklılık gösteren kahvenin Türk usulü servisinin önemli özelliklerinden biri de süt ya da krema eklenmemesi. Hatta yanında bir bardak su, isteğe göre fincanın tabağında küçük bir lokum ile ikram edilmesi...
Kahvenin içinde 600?den fazla aroma var. Ne zaman fincanın içindeki kahve bitiyor, telveler okunuyor, ondan sonra bu aromalar damakta farklı bir tat bırakıyor. Fal bakılmadan Türk kahvesinin tadı çıkmıyor. İyi niyetler, denizatları, yunuslar, gözyaşı döktüren haberler, üç vakte kadar olacak hayırlı işler... Kahve ne kadar çok kavrulursa, ne kadar ince çekilirse o kadar sert oluyor. Ekvatorun bol yağış alan sıcak ikliminde yetişen kahve ağacı, denizden 300 ? 600 metre yükseklikteki yaylaları, kumlu, demirli, volkanik kayaların kül rengi topraklarını seviyor. O, bitişik taçyapraklı, ikiçenekli bitkilerin kökboyasıgiller familyasından bir ağaç. Ağacın kiraza benzeyen çekirdek meyvelerinden kahve oluşuyor. Çiçekleri kuruyup yere döküldükten sonra ağacın dallarında renksiz çekirdekler kalıyor. Ardından dallarda kalan çekirdekler silkelenip güneşte kurutuluyor ve tahta tokmaklarla dövülüyor. Kabukları sıyrıldıktan sonra da öz meyvesi ortaya çıkıyor ve kavrulduktan sonra öğütülüyor. Kahvenin keşfedilişi ise çeşitli rivayetlere dayanıyor. Ancak bunların içinde en yaygın olanı 3. yüzyılda Habeşistan?a Kaffa şehrine yerleşen ve hayvan yetiştiren rahiplere ait olanı. Rahipler bir gece hayvanların bir türlü uyumadığını, hoplayıp zıpladıklarını görmüşler. Bu hal günlerce sürünce de içlerinden biri hayvanları takip edip tuhaf, yabani bir bitkiyi yediklerini fark etmiş. Yanılıp yanılmadığını anlamak için deneyince de, kendisini her zamankinden zinde, canlı hissetmiş. Böylece kahve denen bitki insanoğlu tarafından keşfedilmiş. Kahvenin bize gelişi ise, yine anlatılanlara göre Kanuni Sultan Süleyman zamanında olmuş. 1543 yılında kahve İstanbul?a ilk kez gemilerle gelmiş. Tabii gelişi büyük olay olmuş. Dervişler tarafından tanıtılıp yayılmaya başlamış. Dinsel törenlerin ayrılmaz parçası olarak camilerde içilmeye başlanmış. Şehir merkezlerine kahvehaneler açılmış. Ancak bundan sonra bağımlılık derecesinde alışkanlık yapan kahvenin içilmesi din adamları tarafından yasaklanmış. Hatta devrin şeyhülislamı 'kömür oluncaya kadar kavurup yakılan nesnenin yeme içmesi caiz değildir' demiş ve kahve getiren gemileri yükleriyle beraber denize batırmış. Elbette yasaklanan her şey gibi kahve de sonunda tutku yaratmış. Yasaklar da bu tutkuya yenik düşmüş. 1554'de Hekim adlı biri Halep?ten, Şemsi adlı biri de Şam'dan İstanbul'a kahve getirmişler. Tahtakale'de bir dükkan açılıp kahve pişirilerek halka satılmaya başlanmış. Sonraki yüzyıllar boyunca zaman zaman uygunsuz bulunsa ve hatta yasaklansa da kahvehane de, kahve de gitgide yaygınlaşmış. Ancak 19. yüzyıl sonuna kadar Türk kahvesi hep çiğ çekirdek olarak satılıyor, evlerde kavrulup el değirmenlerinde öğütülüyormuş. 1871 yılında Mehmet Efendi baharat ve çiğ kahve dükkanını babasından devralmış. Ve o tarihte ilk kez kahveyi dibeklerde öğütüp hazır satmaya başlamış. Bu yüzden ailenin soyadı Kurukahveci... O günlerden üç kuşak sonra bugün de Tahtakale'de... Ve o gün bu gündür kavrulmuş ve öğütülmüş Türk kahvesi geleneği devam ediyor; bu nefis rahiya nesilden nesile aynı seremoniyle geçiyor.
Kaynaklar:
Refik Ahmet Sevengil, İstanbul Nasıl Eğleniyordu, İletişim Yayınları, 1985 Ahmet Refik Altınay, İski İstanbul, İletişim Yayınları, 1998 (Yayına hazırlayan Sami Önal) Kurukahveci Mehmet Efendi Mahdumları Broşürü, Türk Kahvsinin Serüveni Hayat Ansiklopedisi Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi
LEZZET DERGİSİ İNTERNET SİTESİ
|
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
|
EKMEK KADAYIFI
Malzemeler : 1 adet küçük boy ekmek kadayıfı 7 bardak su
Şurubu : 4 1/2 bardak toz şeker 4 1/2 bardak su 2 1/2 tatlı kaşığı limon suyu
Üstüne : 2 lüle kaymak
|
|
|
Hazırlanışı : Kadayıftan en aşağı dört beş parmak büyüklüğünde, kenarlı ve yuvarlak bir tepsiye küçük boydan, yalnız bir adet ekmek kadayıfını, kırmızı taraf alta getirilmiş olarak koyduktan sonra üstüne 7 bardak su katın ve kadayıfın yumuşaması ve büyümesi için 15-20 dakika bir tarafa bırakın.
Sonra suyunu çekerek iyice yumuşamış ve büyümüş olan ekmek kadayıfının üstüne bir peçete ile kuvvetlice bastırarak kadayıftaki fazla suyu peçeteye çektirin, bu işlemi tekrarlayarak bütün suyunu alın.
Diğer taraftan da şurubun hazırlanması için, bir tencereye toz şeker, su ile limon suyunu koyun ve karıştırarak da şekerin su içinde erimesini sağladıktan sonra şurup koyuca bir kıvama gelinceye kadar aşağı yukarı 25 dakika kendi halinde kaynamaya bırakın. Şurup koyulaşınca bunu, kadayıfların üstüne dökün, sonra da şurup katılmış kadayıf tepsisini orta ısıdaki ateşte, kadayıf hafifçe ağdalanıp üstünde şuruptan kabarcıklar oluşana dek 30-40 dakika kadar pişirin, sonra da tepsiyi ateşten alıp ılımaya bırakın.
Kadayıf ılındıktan sonra üstüne tepsi büyüklüğünde bir kapak kapatın ve tepsiyi alt üst etmek üzere kadayıfı tabağa alın ve iyice soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra da ortasına 2 lüle kaymak koyarak servis yapın. |
|
|
YOĞURT TATLISI
Malzemeler : 3 yumurta 1 su bardağı toz şeker 1 su bardağı yoğurt ½ su bardağı irmik 1 su bardağı un 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya 1 limon kabuğu rendesi
Şerbeti için : 2 su bardağı toz şeker 2 su bardağı su ½ limon suyu
|
|
|
Hazırlanışı : Yumurta ile şekeri çırpın. Yoğurt, un,irmik, kabartma tozu, vanilya ve limon kabuğu rendesini karışıma ilave edin ve iyice çırpmaya devam edin. Fırın tepsisini yağlayarak karışımı boşaltın. Orta ısılı fırında (160-170 derece) pişirin.
Şerbeti için de su ile şekeri kaynatın. Biraz koyulaşınca limon suyunu ilave edin. Fırından çıkan kekin üzerine sıcak olarak dökün ve soğuduktan sonra servis yapın. |
|
|
YUMUŞAK POĞAÇA
Malzemeler : 1 paket yumuşatılmış margarin 1 su bardağı sıvı yağ 1 su bardağı süt Kibrit kutusu kadar yaş maya Aldığı kadar un Tuz
|
|
|
Hazırlanışı : Tüm malzeme yoğurulup kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapın. Küçük parçalar halinde alıp avuç içinde açın. İçine ne malzeme istiyorsanız koyun ve ters çevirerek yağlanmış tepsiye dizin. Üzerlerine yumurta sarısı sürerek fırında çok kurutmadan pişirin. |
|
KOLAY DÖNER
|
Malzemeler : 400 gram yağsız kuzu eti 1 su bardağı süzme yoğurt 2 küçük pide 3 kaşık tereyağı Tuz, karabiber, kırmızı biber
|
|
|
Hazırlanışı:
Eti döner gibi ince ince kasabınıza kıydırın. Teflon tavaya hafif yağ sürerek etlerin her iki tarafını kızartın. Tuz ve karabiber serpin.
Pideleri kuşbaşı doğrayarak iki kaşık yağda kavurun. Servis tabağına çıkartın. Üzerine az su ile ezilmiş süzme yoğurdu dökün. Yoğurdun üzerine kızarmış ekmeği dizin. En üste kırmızı biberli tereyağı gezdirerek servis yapın. |
|
|
SEMİZOTU SALATASI ( 4 kişilik )
Malzemeler : 1/2 kilo semizotu 1 su bardağı yoğurt 1 çorba kaşığı çekilmiş ceviz 2 diş sarımsak 1 adet domates Tuz, kara biber, kırmızı biber |
|
|
Hazırlanışı:
Semizotunu iyice yıkayarak ayırın.
Sarımsağı döverek yoğurtla karıştırın.
Domatesin kabuklarını soyup küçük doğrayın.
Domatesleri, sarımsaklı yoğurdu, tuz, karabiber, dövülmüş cevizi semiz otu yapraklarıyla karıştırın.
Servis tabağına alarak üzerine kırmızı biber ve ceviz serpin. |
|
|
ISPANAKLI TEPSİ BÖREĞİ
Malzemeler : 1 kg. yufka 14 çorba kaşığı margarin 3 yumurta 1 kg. ıspanak 3 adet soğan Karabiber Tuz |
|
|
Hazırlanışı :
Bir kapta 5 çorba kaşığı margarini eritin. Soğuyunca yumurtaları karıştırarak ekleyin. Yufkanın yalnız bir tanesini böreği pişirecek olduğunuz tepsiden bir buçuk misli, diğerlerini ise tepsi yuvarlaklığında olmak üzere kesin.
Sonra 3 çorba kaşığı margarini eritin. Bunun yarısını böreği pişirecek olduğumuz tepsinin içine koyup, yağın üstüne de, büyük ve yuvarlak olarak kesmiş olduğumuz yufkayı tepsinin kenarlarına taşacak şekilde döşeyin. Üstüne yumurtalı yağdan bütün katlara yetecek kadar gezdirin ve tekrar yufkalardan birini koyun. Sonra yufkaların yarısını böylece bir yufka bir miktar yumurtalı yağ olmak üzere birbirlerinin üzerine yerleştirin. Üzerlerine de önceden hazırladığınız ıspanak içlerinden koyup bunların üstlerini de kalan yufka ile kapatın. Sonra kalan yağı üzerine gezdirin ve orta ateşli bir fırında üstleri iyice kızarana kadar pişirip servis yapın. |
|
|
PUF BÖREĞİ
Malzemeler : 4 adet yumurta 1 1/3 bardak un 4 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri 8 çorba kaşığı ezilmiş beyaz peynir 6,5 çorba kaşığı tereyağı 1/2 limon suyu 2 bardak zeytinyağı 1 demet dereotu 1 demet maydanoz Tuz |
|
|
Hazırlanışı : Bir tepsinin içine unu dökün ve ortasını havuz gibi açın.İçine iki yumurta, limon suyu ve tuz koyun. 6 çorba kaşığı suyu da azar azar katarak unu iyice yoğurarak hamur yapın. Üstünü ıslak bir bezle örtün ve yarım saat dinlendirin. Hamur kendine gelince üzerindeki bezi kaldırın ve bir boru gibi uzatın. 14 eşit parçaya bölün ve her parçayı oklavayla yarım santim kalınlığında yuvarlaklar biçiminde açın
Önce açılmış hamurlardan bir tanesini alın, üzerine 1 tatlı kaşığı hafif eritilmiş tereyağı koyun ve iyice yayın. Her hamurun üstünü aynı biçimde yağlayarak üst üste altı hamur koyun. Yedinci hamuru biraz daha ince ve büyük olarak açın ve yağlanmadan alt hamurun üstüne, yanlarını da kapayacak biçimde oturtun. Öbür yedi parçayı da bu ilk yedi parça gibi hazırlayın. Sonra iyice ıslatılıp sıkılmış bir bezle iki parti hamuru da örtün ve bir kenarda on dakika dinlendirin.
Bu arada dereotuyla maydanozu iyice temizlenip yıkandıktan sonra ince ince kıyın. Bunların üzerine iyice ezilmiş beyaz peynirle, rendelenmiş kaşar peyniri ve 1 yumurtayı katın ve iyice karıştırın. Hamurlar dinlenince iki grubu üst üste koyun ve merdaneyle yassıltın. Oklavayla iki üç milimetre inceliğinde açın. Sonra 8'er santim eninde, 12'ser santim boyunda parçalara bölün.
Son yumurtayı da küçük bir kabın içine kırın. Çatalla bir iki kere çırpın, sonra her hamur parçasının tam ortasına bir tatlı kaşığı kadar peynirli karışımdan koyun. Fırçayla hamurun içi ve kenarlarını yumurtalayın. Peynirlerin üzerine kapatılan hamurların kenarları parmakla bastırarak tutturun. İçinde zeytinyağ olan tavaya teker teker atın ve kızartın, sıcak olarak servis yapın. |
|
MERCIMEKLI BULGUR PILAVI
Malzemeler:
- 2 su bardağı bulgur
-1/2 su bardağı yeşil mercimek
- 1/2 soğan (isteğe göre 1 soğanda olabilir)
- tereyağı
Yapılışı: Ayıklanmış ve yıkanmış mercimek 10-12 dakika kadar haşlanır ve suyu süzülür.
- Tereyaginda yemeklik dogranmis sogan hafif pembelesene kadar kavurulur ve bulgir ve mercimegi eklenir.
- Üzerine geçeçek kadar su ekleyip kisik ateste suyunu çekene kadar pisirin.
- 5 dakika dinlendirip yesil salata ile servis yapin.
SEBZELI PİZZA
Malzemeler:
Hamur için: 1 su bardagi su (ben yari yariya süt ve su koydum)
1/3 su bardagi zeytinyagi
1 tatli kasigi seker
1 tatli kasigi tuz
3 su bardagi un
1,5 tatli kasigi maya
(su bardagi normalden büyük olacak)
Üstü için: 7-8 adet mantar
1 kirmizi biber
2 domates
6-7 dal maydanoz
1 demet taze sogan
2 yemek kasigi domates sosu
Yarim su bardagi kasar rendesi
tuz, karabiber
Yapilisi:
Öncelikle firininizi 230C ye ayarlayin
Derin ve genis bir kapda ilik su ile maya ve sekeri karistirin. Maya iki katina çikinca diger malzemeleride ekleyerek iyice yogurun. Üzerini plastik folyo ile örtüp en az 1 saat mayalandirin.
Ayri bir kapda üstü için gerekli malzeleri (domates sosu ve kasar hariç ) ufak ufak dograyin. Ben kasar rendesini üzerine serptim ama malzemelerlede karistrilabilir.
Kabaran hamuru yaglanmis tepsiye pizza hamuru kalinliginda, yaglanmis parmak uçlarinizla bastirarak yayin.
Üzerine domates sosunu (domates rendeside olabilir) sürün. Tüm malzemeyi hamurun üstüne esit sekilde dagitin. Üstüne kasari serpip iyice isinmis firinda üstü hafif pembelesene kadar pisirin..
KAHVALTI YADA BEŞ ÇAYINA..
3 yumurtaya lezzetli çökelek, biraz rendelenmiş kaşar, bir kaç damla zeytinyağı, tuz karabiber ekleyip iyice karıştırın sonra bu karışıma, minik küpler halinde doğranmış domates, yeşil biber, kıyılmış maydonoz, taze soğan ekleyip iyice karıştırın. Ekmek dilimlerinin üzerine sürüp fırına verin. Fırını ızgarasını açıp üzeri kızarana kadar 250 c fırında bekletiyorum. Çok lezzetli denemenizi öneririm.
KOLAY İSKENDER
|
Yarim kilo tavuk gögsü 10 dilim kuru ekmek 1 yemek kasigi salca 1yemek kasigi varsa biber salcasi yogurt,tuz,sarimsak yarim tavuk bulyon |
KIZARTMAK ICIN: Tereyag,siviyag |
|
YAPILIŞI |
|
ÖNCELIKLE:Tavuk etimizi kusbasi halinde dograyip siviyag ile suyu cekilene kadar kavuralim.mümkün ise teflon bir tavaya ekmek dilimlerimizi arkali önlü tereyagi ile hafif kizartalim.daha önceden sicak bir bardak suda eritdigimiz tavuk bulyonumuzu azar azar ekmeklerimizin üzerine gezdirelim.kapagi kapatip 5 dakika ekmekleri dinlendirelim.salcalari bir tavada hafif kavurup yarim bardak su ile sulandiralim.
SERVIS:tabaga önce ekmek dilimlerini sonra etleri,etlerin üzerine sarimsakli yogurdu sonrada salca sosumuzu gezdirelim.AFIYET SEKER OLSUN. |
ADANA KEBAP
|
Gereçler: |
|
500 gr kıyma istenilen miktarda pide 1 ortaboy soğan yassı şişler 4 ortaboy domates |
1 demet maydanoz 1 çay kaşığı pulbiber 1 çay kaşığı acı toz biber 1 çay kaşığı kimyon 8 adet uzun çarliston biber |
|
Yapılışı: |
|
Kıymayı bir kaba koyun, Soğanı soyduktan sonra ince ince dilimleyip kıyma, toz acı biber, pul biber, kimyon ve tuz ile beraber yoğurup 10 dakika dinlendirin. Izgarayı önceden yakarak hazırlayın. Şişleri yağladıktan sonra, kıymayı 8 veya 10 porsiyona bölüp, her birini uzunlamasına sucuk gibi şişlere dizerek ızgara edin. Yıkanmış Domatesleri ve biberleri temizleyip ikiye bolun, ızgaranın kenarlarına dizin. Bir yandan da pideleri kızartın. Kebapları maydanoz ile pide içinde servis yapın |
|
Servis Önerileri: |
|
Adana Kebabı'nın servisi, tamamlayıcı unsurlar olan yeşillik, sumaklı soğan salatası, salata ile yapılmalıdır. |